|
Koca pehlivan 1864 yılında
Bulgaristan’ın Deli Orman Kasabasında doğmuş, küçük yaşta ailesiyle birlikte
Türkiye’ye gelip Balıkesir’in Kurtdere Köyüne yerleşmiştir.
Yağlı güreşe bu köyde
başlamış, giderek çevresinde ün kazanan Mehmet, Katrancı Halil ve akranları
ile yaptığı güreşlerde de ününe ün katmıştır. Kısa bir süre içinde Marmara
ve Ege bölgelerinde aranan, sevilen ve isim yapan Mehmet, daha sonra
Avrupa’ya gitmiştir. Paris ve Londra’da yaptığı serbest-yağsız güreşlerde
başarı kazanmıştır.
Hint Kaplanı diye anılan Gulam Rusmet’i, Britanya Adaları baş
pehlivanı Chalve ile Rus asıllı büyük şampiyon Hackenschmit’i de yenerek
adını Düny a’ya duyurmuştur. Son güreşini 1931 yılında İstanbul’da
yaptı. Ve pehlivanlık geleneğine göre kıspetini, Kabe’ye yollayarak er
meydanlarından çekildi. 1939 Yılında 75 yaşında iken vefat eden Mehmet
Pehlivan’ın Kurtdere Köyünde bulunan mezarı 1946’da Beden
Terbiyesi Bölge Müdürlüğü tarafından yaptırılmıştır.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Kurtdere Köyü Muhtarlığının müşterek
çalışmaları neticesinde pehlivanın mezarının bulunduğu harman yeri, güreş
alanı haline getirilmiş olup, her yıl anısına “KURTDERELİ MEHMET
PEHLİVAN” yağlı güreşleri ve şenlikleri düzenlenmektedir
Mustafa Kemal ATATÜRK ve Kurtdereli Mehmet PEHLİVAN
Himaye-i Etfal Cemiyeti (Çocuk Esirgeme Kurumu),
Ankara'da at yarışı alanında 1931 yılının 11,12, 13 Kasım günlerinde, Türk
pehlivanları arasında büyük bir yağlı güreş karşılaşması düzenlenmişti.
Atatürk ve TBMM Başkanı Kazım Paşa da güreşleri sonuna kadar izlemişti.
Türkiye başpehlivanının seçileceği bu karşılaşmaya, Türkiye'nin her
tarafından bir çok tanınmış pehlivanlar gelmişti. Eski ve namdar pehlivanlar
da bu karşılaşmanın hakemliğine seçilmişlerdi. Başhakem olarak Kurtdereli
Mehmet Pehlivan ve Suyolcu Mehmet Pehlivan en büyük yeri almışlardı.
Kurtdereli bu güreşlerde başhakem olarak bulunurken,
Anadolu Ajansı, Havacılık ve Spor, Hakimiyet-i Milliye muhabirleriyle
konuşmalar yaptı.
Avrupa'da, gençliğinde yaptığı güreşleri anlattı. İşte,
bu görüşmeler sırasında Kurtdereli Mehmet Pehlivan bu başarılarının sırrını
öğrenmek için kendisiyle konuşanlara, baştanbaşa mücadele ve başarılarla
dolu geçmişini anlatırken, birbirini kovalayan büyük zaferlerinin sırrını
şöyle açıklamıştı:
" ....Güreşirken bütün Türk milletini arkamda hisseder ve onun şerefini
korumak için herşeyi yapardım. Ve sanki bütün Türk milletinin kuvvetinin
arkamdan dayandığını hissederdim."
Prof. Dr. Afet İnan, Atatürk'le ilgili anılarında, bu güreşleri bizzat güreş
yapılan yere Atatürk'le birlikte gelerek izlediğini şöyle anlatmaktadır:
"Anadolu Ajansının sorduğu soruyla, Kurtdereli'nin o sözü söylemesinden
sonra, Atatürk'e hakem yerinde oturan yaşlı Kurtdereli'yi gösterdiler ve
onun hakkında bazı şeyler söylediler. Bu sözler Atatürk'ün hislerinin en
derin noktasına tesir etmiş ve bu hal gözlerinden akan birkaç damla yaşla
belirmişti." Türklük ve Türklüğün şerefi, Atatürk'ün üzerine titrediği en
mukaddes varlıktır. Atatürk güreşleri seyrederken bilhassa Kurtdereli Mehmet
Pehlivandan gözlerini ayırmamıştır. O gün (12 Kasım) Çankaya'ya döner dönmez
eski başpehlivana bir mektup yazar ve bu mektubu bir armağanla birlikte
Kılıç Ali ve Salih Bozok ile gece yarısı Kurtdereli'ye vermek üzere
gönderir. Kurtdereli, Suyolcu Mehmet Pehlivan ile kaldığı "Zafer Oteli"nde
uykudan kaldırılır. Atatürk'ün gönderdiği para armağanı (1000 TL) ile
kendisine övgüleriyle dolu mektubunu yaşlı Pehlivana verirler. Kurtdereli
ummadığı ve beklemediği bu iltifattan dolayı ağlar ve dualar eder.
Atatürk'ün yazdığı ve Türk sporu için bir direktif niteliğinde olan, onun
üstün kişiliğini ve üstün görüşünü yansıtan bu mektup şöyledir:
"Kurtdereli
Mehmet Pehlivana
Ankara
12.11.1931
" Seni cihanda ün almış bir Türk pehlivanı olarak tanıdım. Parlak
muvaffakiyetlerinin (başarılarının) sırrını şu sözlerle izah ettiğini de
öğrendim: "Ben her güreşte arkamda Türk milletinin bulunduğunu ve millet
şerefini düşünürdüm."Bu dediğini en az yaptıkların kadar beğendim. Onun için
senin bu değerli sözünü Türk sporcularına bir meslek düsturu olarak
kaydediyorum. Bununla, senden ve sözlerinden ne kadar memnun olduğumu
anlarsın. Çoluk çocuğun için sana ufak bir armağan gönderiyorum. O, bu
mektubumla beraberdir. Pehlivan ömrünün tam sağlıkla uzun sürmesini dilerim.
GAZİ MUSTAFA KEMAL
Atatürk'ün mektubuna eklediği armağan ise şuydu:
İş Bankası Umum Müdürlüğüne ;
"Kurtdereli
Mehmet Pehlivan'a 1000 T. lira veriniz. Bu para, birinci kanun (Aralık ayı)
aylığımdan faiziyle kesilecektir." |
 |